12 Ekim'de, Türkiye Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı Oktay Saral, “X” hesabından Azerbaycan karşıtı bir paylaşım yaparak devletimize “ders verme” girişiminde bulundu.
“Layık olmadığım halde Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı oldum” sözlerinin yazarı O. Saral bu cesareti nereden buldu ve aslında hangi güçleri temsil ediyor?
Faktyoxla bu konuyu araştırmaya çalıştı.
Öncelikle, 59 yaşındaki Saral'ın Trabzon'un Of ilçesinde doğduğu, evli ve üç çocuk babası olduğunu belrtmemiz gerekiyor. Türkiye'de faaliyet gösteren “Sarallar” organize suç örgütünün temsilcisi olan Oktay Saral'ın, 1998’te gerçekleşen bombalı saldırıya yardım ve yataklık etmekten 2001 yılında 16 yıl hapis cezasına çarptırıldığı bildiriliyor.
Eskiden Fazilet Partisi üyesi olan Saral, daha sonra AKP'ye katıldı ve 2011'de yapılan 24. Dönem genel seçimlerde İstanbul milletvekili seçildi ve bu görevi 2015 yılına kadar sürdürdü. 2015 seçimlerinde İstanbul'dan aday gösterilmesine rağmen seçilemedi ve 2016'dan da bu yana Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı görevini sürdürüyor.
Eşine el kaldırmakla övünen, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kavga çıkararak "namı yürüyen" ve bir devlet memurundan üç kez Kur'an kursuna gönderilmek için para isteyen bir kişinin hangi değerlere sahip olduğunu tahmin etmek galiba çok ta zor değil.

Saral kendisini İslam'ın temsilcisi olarak sunsa da, aslında çeşitli mezheplerle ilişkilendirilen bir kişi olarak nitelendirilmektedir.
Örneğin, Fethullah Gülen Türkiye'de düşman ilan edildiğinde, ona "Muhterem Hocaefendi" diye hitap etmesi ve takipçilerine "güzel kardeşlerim" diye seslenmesi, O. Saral'ın FETÖ terör örgütüne ve liderine duyduğu içten sevginin bir göstergesiydi. Bu sevgi ve güvenin sonucu olarak çocukları da FETÖ okullarında eğitim gördü.

Ya da 2011 yılında FETÖ tarafından düzenlenen Türkiye Olimpiyatları'na katılırken, örgüt üyelerini "Altın Nesil" olarak adlandırdı ve onlara şöyle seslendi:
"Küresel kültürün krizde olduğu bu dönemde, kıtaları aşmaya, o kıtaların susamış kalplerine girmeye ve dünyayı yeniden çiçeklerle dolu bir yer haline getirmeye çalışan bir avuç kalbe teşekkür ediyorum."
İslam'ı her zaman siyasi amaçları için kullanan Oktay Saral, FETÖ'nün ülkede düşman ilan edilmesinden sonra İsmailağa cemaatiyle sıkı ilişkiler kurmaya başladı.
Şöyle ki, Oktay Saral'ın milletvekili olduğu dönemde, daha net tarih verecek olursak, 2015 yılında, "İsmailağa" cemaatine yakınlığıyla bilinen "Yavuz Sultan Selim Gençlik Derneği", Facebook sayfasında şu açıklamayı yaptı: "İstanbul Milletvekili ve eski Of Belediye Başkanı Oktay Saral, 'İsmailağa' camisinin imamı üstadımız Salih Efendi'yi ziyaret etti. Namazdan önce uzun bir sohbetin ardından, namazdan sonra da Salih Efendi'nin hutbesini dinledi. Hocamızın oğlu kendisine hutbeyi odada dinlemesini teklif etmesine rağmen, camide kalarak diz çöküp sohbeti dinlemeye devam etti."
2023 yılında Oktay Saral, “X” hesabında şunları yazıyordu: “İsmailağa cemaatinin kurucusu, hakikat aşığı ve büyük bir İslam alimi olan Mahmud Ustaosmanoğlu Hoca Efendi, Rabbine kavuşmasının birinci yıldönümünde sevgiyle anılıyor. Hayatını hakikate hizmete adayan, sayısız Kur'an öğrencisi yetiştiren değerli hocamız. Allah bize şefaatini nasip etsin…!”

26 Mayıs 2024 tarihinde “ismayılaga.net” Facebook sayfasında kendisiyle ilgili şu paylaşım yapılmıştı: “Sayın Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı Oktay Saral, “İsmailağa” camisinde Şeyh Fikri Efendi ve Salih Topçu Hoca Efendi'yi ziyaret etti.”
15 Ağustos 2024 tarihinde Oktay Saral, İsmailağa cemaatinin önde gelen isimlerinden Salih Topçu ile görüştü.
Temmuz 2025'te, "İsmailaga" cemaati Trabzon'un Of ilçesinde büyük bir külliyenin açılışını gerçekleştirdi. Oktay Saral da bu açılışa katılanların arasında çoktan yerini almıştı bile.
Genel itibariyle, Oktay Saral hakkındaki bilgileri araştırırken, onun adeta Türkiye'nin "Zhirinovsky"si rolünü üstlendiği ortaya çıktı. Siyasi açıdan cahil ve "Sultan"ı (Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan'a böyle hitap etmsini seviyor - ed.) memnun etmek için şarkıcılardan (Hadisa, Gülben Ergan) tutun da siyasilere kadar herkesi "taşlayan" bu şahsın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bu kadar yüksek bir pozisyonda bulunması aslında oldukça garip bir durumdur. Bu kişinin Azerbaycan'a karşı siyasi emirle mi, yoksa para karşılığında mı konuşması, ayrıca bir araştırma konusu olmalı diye düşünüyoruz.
