Arama

Select theme:

WEF 2026 Küresel Riskler Raporu: En ciddi risklerden biri dezenformasyon

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenecek toplantı öncesi "2026 Küresel Riskler Raporu" yayımladı. Gelecek 2 ve 10 yılı değerlendiren raporda küresel ekonomi için en ciddi/büyük riskler sıralandı: 2026-2028 aralığında jeoekonomik çatışma, 2026-2036 aralığında ise aşırı hava olayları birinci sırada çıktı. Dezenformasyon ve mezenformasyon ise teknolojik ve toplumsal risk kategorisinde ele alındı. Bu sorun, gelecek 2 yılda ikinci sırada, gelecek 10 yılda dördüncü sırada görüldü.

Bu yıl 21'incisi yayımlanan rapor için hükümetler, uluslararası organizasyonlar, akademi, iş dünyası ve sivil toplum olmak üzere 1300'ün üzerinde küresel liderin acil, 2 yıllık kısa ve 10 yıllık uzun vadeli risklere ilişkin görüşleri alındı. 2026'daki küresel risk görünümünün teması "Belirsizlik" oldu. Risk görünümünü olumsuz bulan katılımcıların yüzde 50'si gelecek 2 yıl için 'çalkantılı ve fırtınalı bir görünüm' bekliyor. Bu oran, gelecek 10 yıl için yüzde 57.  Katılımcıların yüzde 40'ı gelecek 2 yılın ve yüzde 32'si gelecek 10 yılın 'en azından istikrarsız' geçeceğini düşünüyor. Rapora göre, katılımcıların yüzde 18'i, jeoekonomik gerilimi, bu yıl 'küresel bir krizi tetikleyebilecek risk' olarak görüyor. Bu yıla ilişkin risklerde 'devlet temelli silahlı çatışmalar' ikinci, 'aşırı hava olayları' üçüncü sırada yer aldı. Bunları ise 'toplumsal bölünme ve dezenformasyon' takip etti.

33 risk arasında en keskin artış

WEF Genel Müdürü Saadia Zahidi, raporda artan dezenformasyon riskinden söz ederek, "Teknolojik ivme, benzeri görülmemiş fırsatlar yaratırken, aynı zamanda yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon şeklinde önemli riskler de doğuruyor. Bu da kısa vadeli en büyük endişelerden biri ve yapay zekanın potansiyel olarak olumsuz uzun vadeli sonuçları konusunda kaygı yaratıyor; bu risk, ele alınan 33 riskin tamamı arasında kısa vadeli ve uzun vadeli riskler arasında en keskin artışı gösteriyor." dedi.

Küresel risklerin tanımlandığı raporda mezenformasyon-dezenformasyon için şu ifade kullanıldı: "Medya ağları aracılığıyla yaygın olarak yayılan, kamuoyunu gerçeklere ve otoriteye olan güvensizliğe doğru önemli ölçüde kaydıran (kasıtlı veya kasıtsız) kalıcı yanlış bilgiler. Bunlara yanlış, sahte, manipüle edilmiş ve uydurulmuş içerik dahildir ancak bunlarla sınırlı değildir".

Raporla, küresel riskler üç zaman diliminde 2026, 2028, 2036 analiz edildi. Bu yıl küresel ölçekte önemli bir krize yol açma olasılığı en yüksek olan risk seçiminde 'mezenformasyon-dezenformasyon' riski yüzde 7 oranla ilk 5'te yer aldı. Sırasıyla; jeoekonomik çatışma (%8), devlet temelli silahlı çatışma (%14), aşırı hava şartları (%8), ekonomik gerileme ile mezenformasyon-dezenformasyon (%7) listede yer buldu.

Tabloya göre jeoekonomik çatışma geçen yıla göre iki sıra yükseldi ve bir numaralı risk konumuna geldi; devlet temelli silahlı çatışma ise birinci sıradan ikinci sıraya düştü. 2026'ya girerken teknolojik risklere ilişkin katılımcı endişelerinde de bir artış yaşandı. İlk 10'a iki yeni konu girdi: 'Yapay zeka teknolojilerinin olumsuz sonuçları' sekizinci sırada (%4) ve 'siber güvenlik' dokuzuncu sırada (%3) yer aldı.

Rapor kapsamında küresel riskler ciddiyet derecesine göre 2 yıl gibi kısa vadede değerlendirildi. 10 risk içinde 'jeoekonomik çatışma' ilk sırada çıktı. Bu riski 'mezenformasyon-dezenformasyon' takip etti. Küresel riskler yaş gruplarına göre incelendiğinde mezenformasyon-dezenformasyon riski, 30 yaş ve altı ile 30-39 yaş aralığında ilk sırada, 40-49, 50-59, 60-69 ve 70 yaş ve üstü gruplarda ikinci sırada yer aldı. 30 yaş ve altı grupta 'aşırı hava olayları riski' ikinci sırada, 'jeoekonomik çatışma riski' ise sekizinci sırada çıktı.

Rapora göre önümüzdeki 2 yıl içinde üçüncü en ciddi risk olarak 'toplumsal kutuplaşma' başlığı yer aldı. Bu risk, katılımcılar tarafından mezenformasyon-dezenformasyon, eşitsizlik ve iç çatışmalara katkıda bulunan bir faktör olarak tanımlandı.

Raporda yanlış bilgilendirme konusundaki artan endişeler ve haberlere olan güvenin azalması, 2018 ve 2025 karşılaştırmasıyla ele alındı. Yanlış bilgilendirilme endişesi, yüzde 54'ten 58'e yükseldi. Habere güven yüzde 44'ten 40'a düştü. Haberden kaçınma yüzde 32'den yüzde 40'a çıktı.

 

Benzer Makaleler: