Yanlış bilgi manipülasyonuna karşı kimlerin daha açık olduğunu anlamak, hem bireysel hem toplumsal düzeyde direnci artırmanın ilk adımı.
Zafiyet vektörleri ya da İngilizce adıyla “vulnerability vectors”, yanlış bilgi ve yapay zeka manipülasyonuna karşı belirli grupları veya bağlamları daha açık hale getiren faktörleri ifade ediyor.
Bu kavram, dezenformasyonun herkesi eşit biçimde etkilemediğini, aksine belirli demografik özelliklere sahip bireylerin ve belirli anlarda herkesin bu tehditlere karşı daha savunmasız kalabildiğini vurguluyor.
Demografik zafiyet faktörleri
Yaş, yanlış bilgiye karşı zafiyeti belirleyen en çok tartışılan faktörlerden biri. Ancak araştırmalar ilginç bir paradoks da ortaya koyuyor. 2024'te PNAS'ta yayınlanan ve 256 binden fazla seçim ile 11 binden fazla katılımcıyı kapsayan kapsamlı bir analiz, yaşlı yetişkinlerin aslında doğru ile yanlış haberleri ayırt etmede genç yetişkinlerden daha başarılı olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, aynı araştırma genç yetişkinlerin bu ayrımı yapmakta daha zayıf performans sergilediğini ve dijital okuryazarlık seviyelerinin bu konuda bir avantaj sağlamadığını ortaya koyuyor.
Yaşlı bireylerin zafiyeti farklı bir noktada beliriyor. Current Directions in Psychological Science'da yayınlanan bir çalışma, 2016 ABD seçimlerinde yaşlıların X akışlarında en fazla yanlış bilgiyle karşılaştığını ve bunları en çok paylaşan grup olduğunu tespit etti. Araştırmacılar Nadia Brashier ve Daniel Schacter'a göre, bu durum yalnızca bilişsel gerilemeyle açıklanamıyor.
Yaşlı bireyler sosyal medyada genellikle yakın çevreleriyle bağlantı kuruyor ve bu nedenle "yakın çevrem yanlış bir şey paylaşmaz" düşüncesiyle içeriklerin güvenilir oluğunu varsayıyorlar.
Çocuklar ve ergenler ise farklı zafiyet vektörleri taşıyor. Nature Human Behaviour'da 2025'te yayınlanan bir perspektif makalesi, ergenlerin hızlı sosyal, duygusal ve bilişsel değişimler geçirirken yanlış bilgiye karşı benzersiz kırılganlıklar geliştirdiğini belirtiyor. Sosyal etki, duygusal manipülasyon ve bilişsel önyargılar, bu dönemde özellikle güçlü etkiler yaratıyor. Öte yandan, aynı değişimler dirençlilik için de benzersiz fırsatlar sunuyor.
Herkesin başına gelebilir
Zafiyet vektörleri yalnızca demografik özelliklerle sınırlı değil. Belirli duygusal durumlar ve bağlamlar, herkesi geçici olarak yanlış bilgiye daha açık hale getirebiliyor.
Cognitive Emotion dergisinde yayımlanan bir araştırma, yoğun duygusallık yaşayan bireylerin sahte haberlere inanma olasılığının arttığını ve doğru ile yanlışı ayırt etme becerilerinin zayıfladığını ortaya koyuyor. İlginç biçimde, bu etki olumlu ve olumsuz tüm duygular için geçerli. Öfke özellikle dikkat çekici: Sosyal medyada diğer tüm duygulardan daha hızlı yayılıyor ve sahte haberlerin viralleşmesine katkıda bulunuyor.
Kriz anları, zafiyeti artıran en güçlü bağlamlardan birini oluşturuyor. Avrupa Parlamentosu'nun 2024 tarihli bir raporuna göre, doğal veya insan kaynaklı felaketler, terör, savaş, gıda güvensizliği, enerji ve göç krizleri ile süregelen ekonomik ve sosyal zorluklar, yoğun duygusal durumlar yaratarak bireyleri aldatıcı içeriklere karşı daha açık hale getiriyor.
2024 yılında ABD'de Helene ve Milton kasırgalarının ardından Federal Acil Durum Yönetim Ajansı (FEMA) hakkında yayılan yanlış iddialar, afet zamanlarında toplulukların yanlış bilgiye ne denli açık kalabildiğinin çarpıcı bir örneğini oluşturdu.
Yalnızlık ve sosyal izolasyon da önemli bir zafiyet vektörü. Florida Üniversitesi'nden Dr. Natalie Ebner ve Dr. Didem Pehlivanoğlu'nun araştırması, destek eksikliği ve yalnızlığın yaşlı bireyleri dolandırıcılara karşı daha savunmasız hale getirdiğini gösteriyor. Covid-19 döneminde artan sosyal izolasyonla birlikte dijital platformlara bağımlılık artmış, bu durum yeterli dijital okuryazarlık becerilerine sahip olmayan bireyleri oltalama e-postaları ve dolandırıcı telefon aramalarına karşı korumasız bırakmıştı.
Yapay zeka çağında yeni tehditler
Yapay zeka, zafiyet vektörlerini daha önce görülmemiş biçimlerde istismar edebilecek kapasiteye ulaştrdı. Geleneksel manipülasyon yöntemleri hedefini tanımak için zaman ve sınırlı bilgiyle çalışmak zorundayken, “makine öğrenmesi sistemleri” devasa veri setlerinden yararlanarak her birey için ayrıntılı davranış profilleri oluşturabiliyor.
2025 yılında yayımlanan bir araştırma, manipülatif yapay zeka ajanlarıyla etkileşime giren kişilerin zararlı seçenekleri tercih etme olasılığının 5 ila 8 kat arttığını tespit etti.
Nasıl direnç geliştireceğiz?
Zafiyet vektörlerini anlamak, bireysel ve toplumsal düzeyde dirençlilik geliştirmenin temelini oluşturuyor. Araştırmacılar, "bilişsel ateş duvarı" olarak tanımladıkları bu direnci, önceden aşılama (prebunking) stratejileriyle güçlendirmenin mümkün olduğunu belirtiyor.
"Şüphe kasını" çalıştırmak, zafiyeti azaltmanın ilk adımı. Güçlü duygusal tepkiler uyandıran içerikler karşısında bir adım geri atmak, hızlı paylaşım dürtüsüne direnmek ve kaynağı sorgulamak, manipülasyona karşı koruyucu faktörler arasında yer alıyor.
Nesillerin işbirliği de önemli bir strateji. Araştırmalar, yaşlı bireylerin deneyimlerinden gelen bilgi birikimi ile gençlerin dijital becerilerinin bir araya gelmesinin, her iki grubun da zafiyetini azaltabileceğini gösteriyor.
Sonuç olarak, zafiyet vektörlerini tanımak bir zayıflık itirafı değil, aksine bilinçli bir korunma stratejisi. Hangi durumlarda ve hangi koşullarda daha açık olduğumuzu bilmek, o anlarda daha dikkatli olmamızı sağlayabilir.