Oxford Üniversitesi bünyesindeki Reuters Gazetecilik Araştırmaları Enstitüsü, "Gazetecilik, Medya ve Teknoloji Trendleri ve Tahminleri" raporunun 2026 edisyonunu yayınladı.
Çalışma, 2026 yılında medya sektörünü şekillendirecek temel eğilimleri dokuz ana başlık altında inceliyor. Rapor, 51 ülke ve bölgeden 280 medya yöneticisiyle yapılan anket verilerine dayanıyor.
Yapay zeka kirliliği
Raporun öne çıkardığı kavramlardan biri "AI slop" yani yapay zeka kirliliği.

Terim, yapay zeka araçlarıyla hızlıca ve genellikle kalite kontrolünden geçmeden üretilen düşük nitelikli içerikleri tanımlıyor. Rapora göre Amazon Web Services'in bir araştırması, çevrimiçi içeriklerin yüzde 57'sinin yapay zeka tarafından üretildiğini veya çevrildiğini ortaya koyuyor. TikTok platformunda bir milyardan fazla yapay zeka videosu bulunduğunu açıklarken, The Guardian'ın araştırması YouTube'da en hızlı büyüyen kanalların yaklaşık onda birinin yalnızca yapay zeka üretimi videolardan oluştuğunu tespit etti.
Çalışma bu kirliliğin iş dünyasına da sızdığına dikkat çekiyor. Harvard Business Review'un araştırmasına atıfla, çalışanların yüzde 40'ının son bir ay içinde "workslop" olarak adlandırılan yapay zeka üretimi, düşük kaliteli belgeler ve sunumlarla karşılaştığı belirtiliyor. LinkedIn'deki içeriklerin yüzde 54'ünün yapay zeka destekli olduğu tahmin ediliyor.

Sahte haber siteleri de raporun ele aldığı konular arasında. Fransız gazeteci Jean-Marc Manach'ın tespitlerine göre Google algoritmalarını manipüle etmek için kurulmuş 4 binden fazla yapay zeka destekli sahte haber sitesi bulunuyor. ABD'deki NewsGuard verilerine göre bu tür "zombi" yerel haber siteleri, gerçek yerel haber sitelerinin sayısını geçmiş durumda.
Dijital köken: İçeriğin kökenini doğrulamak
Raporun öne çıkardığı kavramlardan biri de "dijital köken". Terim, bir fotoğrafın, videonun veya ses kaydının nereden geldiğini, kim tarafından oluşturulduğunu ve sonradan düzenlenip düzenlenmediğini doğrulama kapasitesini ifade ediyor.

Bu alandaki en önemli girişim C2PA standardı. "Coalition for Content Provenance and Authenticity" ifadesinin kısaltması olan C2PA, Adobe, Microsoft, BBC, Intel gibi şirketlerin bir araya gelerek oluşturduğu bir teknik standart. Sistem, içeriklere bir tür "dijital kimlik kartı" eklemeyi hedefliyor. Bu kimlik kartı, içeriğin orijinal kaynağını, oluşturulma tarihini ve varsa yapılan düzenlemeleri kaydediyor. Böylece kullanıcılar bir görselin gerçek mi, düzenlenmiş mi yoksa tamamen yapay zeka tarafından mı üretildiğini anlayabiliyor.
Ancak rapor, ilerlemenin yavaş olduğunu vurguluyor. Dünya genelinde yayınlanan haber görsellerinin ve videolarının yüzde birinden azı bu meta verileri içeriyor.
Platformların yapay zeka üretimi içerikleri otomatik tespit etme kapasitesi de sınırlı. Rapora göre bazı uzmanlar, TikTok'un yapay zeka üretimi içeriklerin yarısından azını otomatik olarak tespit edebildiğini tahmin ediyor.
Gazeteciliğe güven düşüşte
Raporun dikkat çekici bulgularından biri, medya yöneticilerinin gazeteciliğin geleceğine dair güveninin düşmesi. Ankete katılanların yalnızca yüzde 38'i önümüzdeki yıl gazetecilik için umutlu olduğunu belirtiyor. Bu oran, 2022'deki yüzde 60'lık orana kıyasla 22 puanlık bir düşüşe işaret ediyor.
Güvensiz olduğunu söyleyenlerin oranı ise aynı dönemde yüzde 10'dan yüzde 18'e yükseldi.
Bu düşüşün üç ana nedeni; yapay zekanın hızlı benimsenmesi ve arama motorları ile sosyal medya üzerinden görünürlük kaybı endişesi, geleneksel medyanın gençler ve habere ilgisi az olan kesimlerle bağının zayıflaması ve bazı politikacıların gazeteciliği "yalan haber" olarak yaftalayarak itibarını zedeleme çabaları şeklinde sıralanıyor.
Arama motorları soru işareti
Medya yöneticileri, gelecek üç yıl içinde arama motorlarından gelen trafiğin yüzde 43 oranında düşeceğini öngörüyor. Raporda yer alan Chartbeat verilerine göre Google'ın organik aramadan haber sitelerine yönlendirdiği trafik, Kasım 2024 ile Kasım 2025 arasında küresel ölçekte yüzde 33, ABD'de ise yüzde 38 düştü.
Bu düşüşün ana nedenlerinden biri olarak Google'ın "AI Overviews" özelliği gösteriliyor.

Bu özellik, ABD'deki arama sonuçlarının yaklaşık yüzde 10'unda görünüyor ve kullanıcıların herhangi bir siteye tıklamadan aradıkları bilgiye ulaşmasına yol açan "sıfır tıklama aramalarının" artmasına neden oluyor.
Teyitçiliğin artan önemi
Rapor, yayıncıların yapay zeka çağında nasıl rekabet edebileceğine dair veriler de sunuyor. Ankete katılan medya yöneticilerine göre en çok odaklanılması gereken alan, 91 puanlık farkla özgün araştırmacı gazetecilik ve sahadan habercilik. Bunu 82 puanla bağlamsal analiz ve açıklama, 75 puanla topluluk oluşturma çalışmaları, 72 puanla insan hikayeleri ve 63 puanla doğrulama-teyit çalışmaları izliyor.
Öte yandan seyahat rehberleri ve ürün incelemeleri gibi "her zaman geçerli" içerikler 32 puanlık düşüşle, genel haberler ise 38 puanlık düşüşle daha az kaynak ayrılacak alanlar olarak öne çıkıyor. Yayıncılar bu tür içeriklerin yapay zeka sohbet botları tarafından kolayca sunulabileceğini düşünüyor.
Reuters Enstitüsü'nün 2026 raporu, medya sektörünün yapay zekanın yarattığı hem fırsatlar hem de tehditlerle şekillenen bir döneme girdiğini ortaya koyuyor. Ankete katılan yayıncıların yüzde 52'si, yapay zeka kirliliği ve yanlış bilgi endişelerinin kaliteli gazetecilik talebini artıracağına inanıyor. Ancak bu iyimserliğin gerçekleşmesi, dijital köken gibi teknik standartların yaygınlaşmasına, platformların daha etkili tespit sistemleri geliştirmesine ve okuyucuların medya okuryazarlığı becerilerini güçlendirmesine bağlı görünüyor.