Arama

Select theme:

Azerbaycan'ın Mayın Sorunu: Küresel Bir Tehdit ve İnsani Felaket

Azerbaycan, şuan dünyada mayın ve diğer patlayıcı savaş kalıntılarıyla en çok kirlenmiş ilk on ülke arasında yer alıyor. Ülke topraklarının %13'ünden fazlasını oluşturan yaklaşık 11.667 kilometrekarelik Ermeni işgalinden kurtarılmış bölge bu tehdide maruz kalıyor. Bu büyük ölçekli sorun, hem insan hayatına doğrudan bir tehdit oluşturmakta, hem de bölgenin rehabilitasyonu ve yeniden inşası sürecine ciddi bir engel teşkil etmektedir.

“Mayın Terörü” ve İnsan Kayıpları

Mayın tehlikesi, hem siviller hem de işgalden kurtarılmış bölgelerin güvenliğini sağlayan uzmanlar için günlük bir risk kaynağı olmaya devam ediyor.

Son trajik olay: 14 Nisan 2026'da, Fuzuli bölgesinin Aşağı Abdurrahmanlı köyünde, Azerbaycan Mayın Eylem Ajansı (ANAMA) çalışanı Matili Mugan Rafael oğlu, görevini yerine getirirken tanksavar mayını patlaması sonucu hayatını kaybetti. 

Savaş sonrası istatistikler: 44 günlük Vatan Savaşı'nın sona ermesinden bu yana 422 Azerbaycan vatandaşı mayın terörizminin kurbanı oldu. Bu rakam, ülkede her yıl ortalama 70 kişinin, her ay ise 6 kişinin bu tehditle karşı karşıya kaldığı anlamına geliyor. 

Uzun vadeli etkiler: Son 30 yılda Azerbaycan'da mayın kurbanlarının toplam sayısı 3.500'e ulaştı. Bunların 362'si çocuk, 38'i ise kadın.

Bu trajik rakamlar, mayın tehdidinin kritik önemini bir kez daha teyit ediyor ve Azerbaycan'a bu alanda uluslararası desteğin acilen artırılmasını gerektiriyor.

Mayın sorunu: fiziksel bir tehditten insani bir felakete

Azerbaycan'ın karşı karşıya olduğu bu sorun sadece "savaş kalıntıları" değil; büyük ölçekli bir insani, ekolojik ve ekonomik felakettir. "Savaş sonrası sendromunun" bir parçası olan bu durum, vatanlarına dönen insanları yıllarca korku atmosferinde yaşamaya mahkum ediyor.

Sorunun boyutunun açıklaması: "Kafkasların Hiroşiması"

Azerbaycan'ın mayın sorununun boyutu, uluslararası karşılaştırmalarda daha belirgindir:

Bölgesel kirlilik: Ülke topraklarının %13'ünden fazlası (yaklaşık 11.667 km²) mayınlarla kirlenmiştir. Bu, Lübnan gibi bir ülkenin tüm topraklarından daha büyük bir alanın risk altında olduğu anlamına gelir.

Mayın sayısı: Kurtarılmış topraklarda 1,5 milyondan fazla mayın ve patlamamış mühimmat olduğu tahmin edilmektedir.

Yoğunluk merkezleri: Ağdam ve Fuzuli gibi bölgeler, dünyanın en yoğun mayınlı bölgeleri arasında yer almaktadır. Bu bölgelerde sadece binalar değil, toprak altı da tahrip edildiği için bazen "Kafkasların Hiroşiması" olarak adlandırılırlar.

İnsan haklarının engellenmesi

"Kara terörü", 30 yıldır atalarından kalma topraklarından uzaklaştırılmış insanların temel haklarını hedef alıyor:

Büyük Dönüşe Engel: 30 yıldır mülteci ve iç göçmen olarak yaşayan yüz binlerce insanın hakkı, mayınlar tarafından fiilen engellenmiştir

Sivil mağdurlar: 2020 yılının sonundan bu yana mağdurların büyük çoğunluğu (422 kişi) sivillerdir. Bunlar arasında yeniden yapılanma projelerinde çalışan uzmanlar, çiftçilikle uğraşan çobanlar ve memleketlerini ziyaret eden sakinler bulunmaktadır.

Ekolojik terör

Azerbaycan'daki kara mayınları sorunu sadece yerel bir sorun değil; küresel barışa, ekosisteme ve temel insan haklarına ciddi bir tehdittir. Kara mayınları, çevreye geri dönüşü olmayan zararlar vererek "ekolojik terörün" bir parçasına dönüşüyor:

Toprak bozulması: Mayın patlamaları ve çürüme süreci sonucunda, cıva, kurşun, kadmiyum gibi ağır metaller ve TNT gibi zehirli kimyasallar toprağa sızarak verimli toprağı zehirler.

Söndürülemeyen yangınlar: Mayınlı alanlardaki orman yangınlarıyla mücadele edilemez çünkü itfaiyeciler bölgeye giremez ve bu da hayati tehlike oluşturuyor. Bu durum, binlerce hektarlık yeşil alanın ve biyolojik çeşitliliğin yok olmasına yol açmaktadır.

Küresel mayın tehdidi

Mayın terörizmi, her yıl dünya çapında binlerce sivili öldürüyor veya ciddi şekilde yaralıyor. Uluslararası Kara Mayınlarını Yasaklama Kampanyası'nın (ECHO) yayınladığı son rapora göre (Daily Flash, 4 Aralık 2025), her yıl dünya çapında 6.000'den fazla insan kara mayınlarından ölüyor.

Dünya çapında 60'tan fazla ülke ve bölge mayın ve savaşın patlayıcı kalıntılarıyla kirlenmiş durumda. Mısır, Afganistan, Kamboçya, Bosna Hersek, Angola, Irak, Suriye ve Ukrayna en çok etkilenen ülkeler arasında yer alıyor.

Myanmar, dünyada en yüksek mayın kaynaklı ölüm oranına sahip ülke (2.029).

Suriye'de 1.015, Afganistan'da 624, Ukrayna'da ise 293 ölüm gerçekleşti.

Kara Mayınları İzleme Raporu 2025”e göre, 2024 yılında mayın ve savaş kalıntılarından kaynaklanan ölüm sayısı dört yılın rekoruna ulaştı; 6.279 kişi öldü ve yaralandı. Ölenlerin yaklaşık yüzde 90'ı sivil, yaklaşık yarısı ise çocuktu. 

En yüksek kayıp sayısına sahip ülkeler (2024 itibarıyla):

Azerbaycan'ın stratejik mücadelesi ve uluslararası deneyimi

Azerbaycan, dünyanın en çok mayın bulaşmış 10 ülkesi arasında yer alıyor. Ülke topraklarının coğrafi yapısı bakımından yaklaşık %20'sini kapsayan yaklaşık 15 bölge (Cebrail, Laçin, Fuzuli, Ağdam, Kelbecer, vb.) yoğun temizleme operasyonlarına konu oldu.

Yüksek verimlilik: Azerbaycan, sadece 6 yılda birçok ülkeden daha fazla büyük ölçekli mayın temizleme çalışması gerçekleştirdi. Güçlü bir güvenlik ve kontrol sistemi sayesinde, mayın kaynaklı can kayıpları sayısı diğer yüksek riskli ülkelerden daha düşük.

Temizleme süresi: Eski Yugoslavya'nın bir parçası olan Hırvatistan, bağımsızlık savaşından sonraki yıllarda topraklarını askeri mühimmat ve anti-personel mayınlardan temizlemek için 20 yıl harcadı. 1998'den 2017 sonuna kadar Hırvat hükümeti, askeri alanlar hariç, toplam 411 km²'lik (Hırvatistan'ın toplam kara alanının %0,73'ü) mayınlı alanı temizledi. (ihl-in-action) Hırvatistan'ın 20 yılda topraklarının sadece %0,73'ünü (411 km²) mayınlardan temizlemeyi başardığı açıkken, Azerbaycan'daki 1,5 milyondan fazla mayının temizlenmesi en az 15-20 yıl sürecektir

NATO ile stratejik diyalog. Azerbaycan, mayın temizleme alanındaki iş birliğini sadece bireysel devletlerle değil, aynı zamanda etkili uluslararası kuruluşlarla da genişletiyor. Bu bağlamda, NATO ile yapılan son görüşmeler özellikle önemlidir. Toplantılardaki ana konular, Kuzey Atlantik İttifakı'nın mayın temizleme sürecindeki teknik desteği, deneyim paylaşımı ve bu alanda olası ortaklıklar için beklentilerdi. Bu, Azerbaycan'ın mayın sorununu küresel güvenlik gündemine taşıma çabalarının bir parçasıdır. 

BM hesaplamalarına göre, kara mayınlarını tespit etmek ve temizlemek için kullanılan gelişmiş teknolojiyle bile, dünyadaki tüm mayınların temizlenmesi yaklaşık 1100 yıl sürebilir.

Mayın Temizleme Operasyonları ve Mali Yük

Azerbaycan devleti, kurtarılan toprakların mayınlardan temizlenmesi sürecini esas olarak yerli kaynaklar pahasına yürütmektedir. Bu büyük ölçekli faaliyet, hem teknik hem de mali açıdan ülke üzerinde büyük bir yük oluşturmaktadır.

Uygulayıcı Kuruluşlar ve Yapılan Çalışmalar

Azerbaycan'ın bu alandaki faaliyeti sadece teknik bir konu değil, devlet politikasının kalbinde yer alan stratejik bir çizgidir. Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın "Azerbaycan Cumhuriyeti'nin kurtarılan topraklarının mayınlardan ve savaş kalıntılarından temizlenmesi alanındaki yönetimin iyileştirilmesi hakkında" Kararnamesi, bu yönde atılan en önemli yasal adımdır. Bu belge, temizleme sürecinin tek bir merkezden koordinasyonuna yasal destek sağlayarak, etkinliğini artırmakta ve kurtarılan topraklara "Büyük Dönüş"ü hızlandırmaktadır.

Operasyonların etkinliğini sağlamak için hem kamu, hem de özel sektör sürece dahil edilmiştir:

Başlıca uygulayıcılar: Azerbaycan Mayın Eylem Ajansı (ANAMA), Savunma Bakanlığı, Acil Durumlar Bakanlığı, Devlet Sınır Hizmeti ve dört özel şirket bu sürece katılmaktadır.

İstatistiksel göstergeler: 2020 yılının sonundan 4 Nisan 2026 tarihine kadar yürütülen yoğun çalışmalar sonucunda 261.551 hektar arazi temizlenmiştir. Bu süre zarfında 246.463 mayın ve patlamamış mühimmat tespit edilerek etkisiz hale getirilmiştir.

Yıllık potansiyel: Ülkenin yıllık temizleme kapasitesi yaklaşık 65-70 bin HA’dır. Örneğin, 2025 yılında 69.205 hektar arazi temizlenmiştir.

Hedef: 2026 yılının sonuna kadar Karabağ'da temizlenen alanların toplamının 280 bin HA’a ulaşması beklenmektedir.

Yetersiz Uluslararası Destek

Mevcut analizler, ülkelerin mayın temizleme küresel tehdidiyle tek başına mücadele edemeyeceğini göstermektedir. Bu çalışma için uluslararası mali, teknik ve personel desteği gereklidir. Ancak Azerbaycan'a sağlanan destek çok sınırlıdır:

Finansal oran: Uluslararası bağışçı yardımı, mayın temizleme faaliyetleri için yapılan toplam maliyetin yalnızca %4-5'ini karşılamaktadır. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Ukrayna'ya bu alanda yüz milyonlarca avro destek tahsis edilmektedir.

Türk desteği: Kardeş Türkiye, bu alanda Azerbaycan'ın en yakın ortağıdır. İmzalanan sözleşmeye göre, operasyonlarda aktif olarak 20 adet "ASFAT MEMATT" mekanik mayın temizleme ekipmanı kullanılmaktadır. Bu ekipman, 25-27 cm derinliğe kadar anti-personel mayınları temizleyebilmektedir.

Genel olarak, Azerbaycan'ın mayın temizleme alanındaki çalışmaları kendi başına başarılı olsa da, 1,5 milyondan fazla mayının temizlenmesi sürecini hızlandırmak için esnek ve sürdürülebilir bir uluslararası koalisyon oluşturulmasına acil ihtiyaç vardır.

Uluslararası Bağışçı Yardımı: Gerçekler ve Beklentiler

Azerbaycan'ın kurtarılmış topraklarda yürüttüğü mayın temizleme operasyonlarının ölçeği, uluslararası mali destekle keskin bir tezat oluşturuyor. İngiliz gazeteci Neil Watson'ın "nj.com" portalında belirttiği gibi , Batı ülkeleri, 1,5 milyon mayını etkisiz hale getirme gibi devasa bir görevle karşı karşıya olan Azerbaycan'a çok az gerçek yardım sağlıyor.

Makalede, Azerbaycan'ın şu anda işgal sırasında Ermeni silahlı kuvvetleri tarafından döşenmiş yaklaşık 1,5 milyon kara mayınını etkisiz hale getirme gibi büyük bir görevle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'ndan (UNDP) gelen yardım dışında, Batı Azerbaycan'a çok az destek sağlamıştır. Kasım 2020'de ateşkes anlaşmasının imzalanmasından bu yana, Batı Azerbaycan Mayın Temizleme Ajansı'na (ANAMA) yalnızca 12,5 milyon dolar yardım tahsis etmiştir. Ancak, mayın temizleme için tahmini fon miktarı 25 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir.

Uluslararası bağışçılardan az destek

Kasım 2020 itibarıyla, büyük bağışçıların tahsis ettiği fonlar şu şekildedir:

Avrupa Birliği: 10 milyon €;

Amerika Birleşik Devletleri: 4,5 milyon $;

Birleşik Arap Emirlikleri: 5 milyon $;

Suudi Arabistan: 3 milyon $;

Birleşik Krallık: 1,5 milyon £.

Genel tablo: 2020'den bu yana toplam uluslararası bağışçı yardımı yaklaşık 20-25 milyon dolar civarındadır. Bu, yılda ortalama 4 milyon dolardan daha az bir miktara denk gelmektedir.

Finansal yükün karşılaştırmalı analizi

Azerbaycan devleti bu süreci neredeyse tek başına finanse ediyor. Uluslararası destek, toplam harcamaların yalnızca %4-5'ini oluşturuyor:

Devlet bütçesi: Azerbaycan yılda ortalama 85 milyon manat harcarken, bu rakam 2026 devlet bütçesinde 100 milyon 267 bin manata yükseltildi (Referans: "2026 Devlet Bütçesi Hakkında" Kanun, Madde 1.2.5.4). 

Küresel destekte eşitsizlik: "Kara Mayınları İzleme Raporu 2024"e göre, dünyadaki mayın temizleme faaliyetlerine ayrılan küresel yardım ilk kez 1 milyar doları aşmış olsa da, bu fonun büyük çoğunluğu Ukrayna'ya yönlendirildi

Stratejik Farklılıklar ve Teknik Zorluklar

Azerbaycan'ın mayın sorununu diğer ülkelerdeki benzer durumlardan ayıran ve temizleme sürecini zorlaştıran birkaç temel faktör vardır:

1. Sistematik Kirlenme ve "Mayın Tuzakları"

Askeri Doktrin: Birçok çatışma bölgesinin aksine, Azerbaycan'daki mayınlar dağınık değil, askeri doktrine uygun olarak sistematik ve geçilmez bir şekilde, geçilmez "savunma bariyerleri" şeklinde döşenmiştir.

Mayın Tuzakları (Bubi Tuzakları): Mayınlar genellikle birbirine bağlı tuzaklara yerleştirilir; bu da bir mayın temizlendiğinde başka bir mayının patlama riskini artırır.

Harita Sorunu: Ermenistan tarafından sağlanan mayın haritalarının doğruluğu sadece %25'tir. Bu yanlışlık, temizleme sürecini önemli ölçüde yavaşlatır ve uzmanların hayatını riske atar.

2. Şiddetli Mayın Yoğunluğu

Ağdam ve Fuzuli gibi kurtarılmış bölgelerde metrekare başına mayın yoğunluğu dünyanın en yükseklerinden biridir. Bu alanlar, hem yüzeyin, hem de toprağın derin katmanlarının tamamen tahrip olması açısından, dünyanın birçok şehrinde yaşanan tektonik felaket örnekleriyle karşılaştırılabilir.

3. Yenilikçi yaklaşım ve sürdürülebilir kalkınma

Azerbaycan, bu küresel tehditle mücadelede dünyaya yeni standartlar sunuyor:

Ulusal Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 18 (SKH): Azerbaycan, "İnsani Mayın Temizleme"yi kendi özel Ulusal SKH 18'i olarak ilan eden dünyadaki ilk ülkelerden biridir. Bu adım, mayın temizlemeyi tarım, eğitim ve güvenli kentsel gelişim gibi diğer tüm kalkınma hedeflerinin temeli olarak tanımlamaktadır.

Kadın mayın temizleme grupları: Azerbaycan'ın girişimiyle kurulan kadın mayın temizleme grupları, cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve toplumun tüm kesimlerinin sorunun çözümüne katılımı açısından dünya medyası için olumlu ve çekici bir örnektir.

Modern teknolojilerin uygulanması: Ülkemiz, mayın temizleme sürecinde dronlar ve yapay zekâ tabanlı dedektörler gibi en modern teknolojik çözümleri uygulayan az sayıdaki ülkeden biridir.

Mayın temizleme faaliyeti sadece Azerbaycan için iç mesele değildir. Bu, mültecilerin ve iç göçmenlerin anavatanlarına dönüşü gibi temel insan haklarının yeniden tesis edilmesi için küresel bir koşuldur. Azerbaycan devletinin bu yönde sergilediği hızlı ve yenilikçi mücadele, uluslararası toplumdan daha gerçekçi mali ve teknik destekle karşılanmalıdır.

Uluslararası Sözleşmeler ve Hukuki Yükümlülükler

Azerbaycan'ın karşı karşıya kaldığı mayın sorunu, hem ölçeği hem de hukuki sonuçları açısından uluslararası hukukta benzersiz bir örnektir. Bu konu, uluslararası insancıl hukukun çeşitli temel belgeleriyle düzenlenmektedir:

1. Ottawa Sözleşmesi (1997)

Kara Mayınlarının Kullanımının, Stoklanmasının, Üretiminin ve Transferinin Yasaklanması Anlaşması.

Durum: Güney Kafkasya bölgesindeki karmaşık güvenlik dengesi nedeniyle, ne Azerbaycan ne de Ermenistan henüz bu sözleşmeye katılmamıştır.

İnsancıl Norm: Sözleşmeye resmi olarak taraf olmamasına rağmen, Azerbaycan bu belgeyi "insani norm" olarak kabul etmekte ve faaliyetlerini ilkelerine dayandırmaktadır. Bazı Doğu Avrupa ülkelerinin (Polonya ve Baltık ülkeleri) güvenlik nedeniyle 2025 yılında bu belgeden çekilme tartışmaları bağlamında, Azerbaycan'ın mayın eylemine olan bağlılığı, uluslararası düzeyde güçlü bir insancıl argüman olarak işlev görmektedir.

2. Belirli Konvansiyonel Silahlar Sözleşmesi (CCW, 1980)

Bu sözleşme ve özellikle II. Protokolü Azerbaycan için büyük hukuki öneme sahiptir:

Kayıt ve Raporlama Yükümlülüğü: Çatışmanın taraflarından biri mayın kullanırsa, düşmanlıkların sona ermesinden sonra mayınlı alanların doğru bir kaydını tutmalı ve diğer tarafa temizleme için ilgili haritaları sağlamalıdır.

Hukuki İhlal: Ermenistan tarafından sağlanan hatalı haritalar (yaklaşık %25 doğrulukla) veya eksiksiz haritaların sağlanamaması, CCW'nin II. Protokolüne ve insancıl hukukun temel ilkelerine aykırıdır.

3. Cenevre Sözleşmeleri (1949)

Uluslararası insancıl hukukun temelini oluşturan bu belgeler, sivil nüfusun korunmasını vurgulamaktadır:

Ayrım gözetmeksizin saldırı: Askeri hedefler ile siviller arasında ayrım yapılmadan mayınların yaygın kullanımı bu ilkeye aykırıdır.

Savaş Suçu Riski: Sivillerin evlerine dönmelerini engellemek veya sivilleri doğrudan hedef almak amacıyla mayınların kasıtlı olarak kullanılması, uluslararası hukuka göre savaş suçu teşkil edebilir.

Sonuç: Hukuki Sorumluluk

Azerbaycan'ın karşı karşıya kaldığı "mayın terörizmi" sadece fiziksel temizlik meselesi değil, aynı zamanda uluslararası insancıl hukukun ağır bir ihlalidir. Ermenistan'ın yanlış mayın haritaları sağlaması, insani felaketi uzatmakta ve sivillerin yaşam hakkını doğrudan tehlikeye atmaktadır. Uluslararası toplum, bu hukuki ihlallere karşı daha kararlı bir tavır almalı ve saldırganı doğru bilgi vermeye zorlamalıdır.

Benzer Makaleler: